Tekillik - Singularity

Tanım

Tekillik sürekliliktir. Süreklilik de bütünüyle tekilliktir.


Bağlantılarım

» Ana Sayfa
» Profilim
» Arşiv
» Arkadaşlarım

Burası Neden Var 1 (Paradoks Çemberi ve Entropi)

PARADOKS ÇEMBER ve ENTROPİ

 

Paradoksun temsili resmi uzun ve spiral bir yay olarak ifade edilse de, aslında paradoksun çember üzerinde olduğunu farketmeyen bir hayvan davranışını simgelediği söylenebilir.

 

Aslında mekan tekrarının farkında veya hissinde olmayacak bir hayvanın halka şeklindeki bir odada çıkış yolu araması paradoksu ifade eder. Paradoksun sürekliliği, periyodu (frekansı) mevcuttur. Sonuç alınamaz; sebep de üretilemez. Bir olayın sonucu diğer olayın sebebi olacaktır.

 

Örneğin; ben bir elime kırmızı bir taş alıp; iki elimi de size kapalı olarak uzattığımda birini seçecek ve bilemeyeceksiniz. İkinci defa aynı oyunu oynadığımızda:

 

Ben; "Az önce solu seçti; şimdi sağa koyayım"

2; "Az önce sola koydu, şimdi sağa koyabilir"

Ben: "Az önce sola koyduğumu ve bu defa sağa koyabileceğimi düşünebilir. Bu yüzden sola koyayım"

2; "Az önce sola koydu, şimdi sağa koyacağını düşüneceğimden tekrar sola koyacaktır"

Ben; "Az önce sola koydum ve bu defa sağa koyacağım düşüncesinden onun da aynı düşünce de olduğundan dolayı uzaklaşacağımı ve yine sola koyacağımı düşünebilir. En iyisi sağa koyayım"...

.

.

.

.

.

.

 

Olaylar dizisi sürekli uzayıp giderken olasılık 1/2'de sabit kalacak ve olasılığı sabit bu olay için asla mantıklı yaklaşım edinilemeyecektir. Üstelik sabit olasılıklı, toplamı sıfır olan bu oyunun kendi kaderine ve anlık seçimlere terkedilmesi gerekmektedir. Yoksa karşılıklı mantık üretimi paradoks üretecektir. Şimdi bu düşünce fırtınasını basit bir çember üzerinde modelleyelim.

 

Az önceki cümleler dizisinin her Ben-2 çifti sonunda tekrar rastgeleliğe ve 1/2 ihtimale ulaşılır. Yani çember üzerinde hareket edilmekte ve aslında sürekli aynı noktaya ulaşılmakta; çember'de bulunulan spesifik konumların olasılık ve olayları yansıttığı düşünülürse; paradoks sadece bir çember olacaktır.

 

Burada tek bir çember, kendi içerisinde tekil ve somut görünse de aslında içerisinde paradoks barındırmaktadır. Tüketilen şey sadece vakit ve enerjiyken; artan şey de sadece entropi olacaktır.

 

Artan entropi olayların rastgeleliğini 0.5'e getirecektir.

 

Havaya atılan bir paranın atım sayısı arttıkça; yazı ve tura adetleri de birbirine yaklaşır. Atım sayısı sonsuza gittiğinde yazı ve tura sayısı eşit olacaktır. Atım sayısı arttıkça 1/2 saf oranı elde edilebildiği gibi yukarıdaki "hangi elimde" örneğinde de karşılıklı düşünce sayısı arttıkça olay karmaşıklaşacak; ve sonunda taraflar rastgeleliği tercih etmek zorunda kalacaklardır.

 

Çünkü mantık; burada "temel mantık" üzerinde sadece bir maske ve gerçeği görmenin önünde bir engel olmaktadır.

 

O halde temel mantık haricinde geliştirilen tüm yüzey mantıklı yaklaşımlar gerçeği görmekten uzaklaştırır. İnsanın kendini kandırırken de sık kullandığı bir yöntem haline gelir.

 

Tekilliği birlikte yürüteceğimiz saygıdeğer dostum zozu'nun dediği gibi: Bir Erkek sevgilisinin göbeğini okşuyorsa; gerçekten göbek okşamayı sevdiği için değil, soyunu sürdürecek kendi yavrusu orada taşınacağından orayı koruma dürtüsünden gelir. Benim eklediğim yoruma göre de  bireyin sıkıntılı Dünya yaşamından yeniden anne karnına dönmek isteyişindendir. İstenç, dürtülere bağlı çalışır. Her şey zümrüt bir yüzük üzerina yazılacak kadar basittir... Onu karmaşıklaştıran bizleriz.

 

ZamanUsta - 0302085706

ZamanUsta - #0314080006

 

ZOZU'nun Eklemesi

 

İki boyutlu, yüzeysel bir çember (daire değil) sadece iki boyutlu mudur? Yani derinlik algılayabilen birisi onun bir spiral olduğunu, çemberi her tamamladığında aslında biraz farklı bir başlangıç elde edildiğini, bu farkın da aslında bu iki boyutun dışında olduğunu düşünebilir. Bir spiral, iki boyutta bir sinüs dalgası veya bir çember olarak ifade edilebilir, ama her halükarda bir tekrarlar çizimi olacaktır. Yani çember ve spiral, aslında aynı şeydir bu açıdan bakınca.

Tek boyutta bir çember çizmek istersek, çemberin sadece çapını temsil edebilecek bir çizim yapabiliriz. Tek bir çizgi. Ama bu çizginin aslında bir kalınlığı yoktur. Bir çemberi ifade etmek için yarıçapını bilmek yeterlidir (çemberin konumundan bahsetmeyin, mesafe görecelidir). Boyutsuz bir uzayda bu çizgi bir noktadan ibarettir ki noktanın uzunluğunu verirsem onun bir üst boyuttaki görüntüsünü hayal edebilirsiniz. Bilgisayarın kablolarından geçen birkaç bitlik bir bilginin uzayda yer kaplamadığını, ve bu bilginin TEKRARIYLA (sıfırlar ve birler) buradaki yazıları size ulaştırdığımı düşünürseniz, evren aslında bir noktadan ibarettir denilebilir.

Yorumun başından beri yaptığım basit bir boyut indirgemesi aslında.

Diğer bir deyişle, matematiğin en kabul görmez denklemi: "sıfır kere sayı = sıfır kere başka bir sayı, ve sıfırlar sadeleşir!"

((Hatta "sıfırlar ve birler" yerine "ara ara gelen sıfırlar" veya "ara ara gelen birler" diyebilirdim. Zaman boyutunu ise herşeyin bir kararlılığa ulaştığı anda yok sayabiliriz.))

 

Zozu - 0314083706

 

ZamanUsta Eklemesi:

 

Aslında kilit noktayı Zozu ifade etmiş. Bilgisayar Harddisk'ine veri yüklendiği zaman ağırlığı değişmez, ya da hacmide değişmez. Çünkü bir sabit diskte en başından beri bilgi vardır. Yani 1'ler ve 0'lar. Fakat anlamsızdır. Sistem için hiçbir şey ifade etmez. Veri yüklendiğinde bu birler ve sıfırlar öyle bir şekillenir ki, görüntü, ses, bilgi olabilir.

 

Aslında kainatta içerisinde birlerin ve sıfırların dağılmış olduğu tek bir sabit disktir. Varlık, bu bir ve sıfırların anlamlı dizilişiyle meydana gelir. Evrenin toplam enerjisi sabittir ve şahsi görüşüme göre Tanrı da bunu ifade eder. Enerji yoktan var edilemez, var olan enerji de yok edilemez. Ancak ve ancak birbirine dönüşebilir. Bu esnada enerjinin miktarı sabit de kalsa, kontrolsüz dönüşümler neticesinde entropi artar, enerjinin ekserjisi ve kalitesi düşer. Entropi sürekli artar va asla ve asla bir olay için toplam entropi farkı negatif olmaz.

 

İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da yer alan "Hepiniz ona döndürüleceksiniz" ayetinin bir anlamının da bunu ifade ettiğine inanmaktayım.

 

Tanrı'nın 1'ler ve 0'ların dengesinden sorumlu olduğuna eski inanış ve mitolojik metinlerde de rastlıyoruz zaten. En önemlisi de Türk Mitolojisi. Tanrı kelimesi eski Türkçe'de Tengri idi. Ki bu "Tengiren" yani "Dengiren"den gelmektedir. Tengirmek fiili dengelemek; dengede durmak anlamına gelmektedir. Tengri 1 ve sıfırların yerini değiştirme işini görmekte, yaratmayı da böyle gerçekleştirmektedir. Olayların kontrolü de 1 ve 0'ın, iyinin ve kötünün mücadele/denge/bağdaşmasından gelmektedir.

 

Ying ve Yang da bu felsefeden çok da farklı değil...

 

ZamanUsta - 0315085906

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: , 3/8/2006
Yorum yaz

<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->